​​Tutulmayan sözlerin efendisi: Levi’s Türkiye’deki çalışanlarına boş umut vermeye devam ediyor.

Levi’s 2023’ün sonlarında Şanlıurfa’da bulunan tedarikçisi Özak Tekstil’de yaşanan örgütlenme özgürlüğü ihlali üzerine işçilerin haklarını koruyacağına dair söz vermişti. Ancak bu sözünü sonraki aylarda tutmadı. İşçi Hakları Konsorsiyumu’nun (WRC)  ihlallere ilişkin cuma günü yayınladığı yeni araştırma raporuna yanıt olarak Temiz Giysi Kampanyası (CCC) olarak, Levi’s’e daha önceki vaatlerini yerine getirmesi ve işçilerinin örgütlenme özgürlüğü hakkını koruması için yaptığımız çağrıyı yineliyoruz.

Birtek-Sen’in çağrısına katılarak, Levi’s ve Özak/Kübrateks yönetiminden ve Özak grubundan tedarik sağlayan diğer alıcılardan, işten çıkarılan tüm işçilere, işten çıkarıldıkları tarihten işe döndükleri tarihe kadar uğradıkları ücret kayıplarının ödenmesi de dahil olmak üzere, derhal koşulsuz ve toplu olarak eski pozisyonlarına iade edilmelerini talep ediyoruz. Ayrıca, işe dönemeyen işçilere de Türkiye Cumhuriyeti yasaları uyarınca “sendikal tazminat” ödenmesini istiyoruz.

Neler olmuştu?

27 Kasım 2023’te, Şanlıurfa’da Levi Strauss için kot pantolon üreten yüzlerce işçi, örgütlenme özgürlüğü haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle greve gitti. Grev, Birleşik Tekstil, Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası Birtek-Sen’e üye olan genç bir kadın işçinin işten çıkarılmasının ardından gerçekleşti. Kısa bir süre içerisinde, Aralık 2023 ortasına kadar, Özak Global Holding’in sahibi olduğu fabrikadaki 768 işçiden 600’ü Birtek-Sen’e üye oldu; bu sayı, işçi hakları ihlallerini araştıran bağımsız bir kuruluş olan İşçi Hakları Konsorsiyumu’nun (WRC) yeni araştırma raporunda da teyit edildi.

Birtek-Sen’de örgütlenen işçiler her gün yeni bir zorlukla karşılaştı. Özak Tekstil yönetimi, işçilerin kendi seçtikleri sendikaları kurma ve bunlara katılma haklarına saygı göstermek yerine, kadın işçileri ofislerine çağırıp kocalarına ve ailelerine Birtek Sen’e katılarak ahlaksızca davrandıklarını söylemekle tehdit etti. Sendikal hakları engellenen işçilerin uluslararası dayanışma çağrısında bulundukları grev, Urfa valiliği tarafından yasaklandı. Jandarmanın müdahale ettiği grevde işçilerin üzerine gaz sıkıldı, birçok işçi gözaltına alındı.

Şanlıurfa’daki Özak Teksil fabrikasındaki tek alıcı olan Levi’s, hızlı ve olumlu bir çözüm sağlayabilirdi. Hem Birtek-Sen hem CCC hem de diğer örgütler şirketle temasa geçti.  Levi’s soruşturma sözü verdi, ancak bu arada Özak yönetimi grevde olan 400 işçinin işine son verdi.

Aralık ayının sonunda Levi’s, CCC’ye “Kasım ayında haksız yere iş akdi feshedilen işçilerle ilgili olarak işverene uygun bir düzeltme yapılması çağrısında bulunduğunu, işçilerin seslerini yasal olarak ifade etme ve işçilerin örgütlenme özgürlüğü hakkını desteklediğini kesin bir dille ifade ettiğini, bu olanlara şiddetle karşı çıktığını, işçilerin işten çıkarılmasının, Tedarikçi Davranış Kurallarının ihlal edilmesi anlamına geldiğini yönetime ilettiğini ve işten çıkarılan işçileri işe geri almaları çağrısında bulunduğunu” söyledi. Ek olarak Levi’s şu vaatte bulundu: “Fabrika yönetimi işçilerin örgütlenme haklarını kabul etmezse, işçi haklarını korumak, tutumumuzu kamuoyuna duyurmak ve işimizi korumak için gerekli sonraki adımları atmak zorunda kalacağız.” Nihayetinde Levi’s söylediği hiçbir şeyi yapmadı. 

WRC’nin raporunda da gösterildiği üzere,  Levi’s daha önce bu konunun takipçisi olan farklı gruplara üretimi durduracaklarını bildirmesine rağmen Özak’taki üretimini hiçbir zaman durdurmamıştır. Tüm bu süre boyunca, işten çıkarılan işçilerin işe geri alınması için Özak yönetimine baskı yapabilirlerdi, ancak bunun yerine, artık adını Kübrateks olarak değiştirmiş olan Özak’ın işten çıkarılan işçilerin yerine yeni işçiler almasına izin verdiler. Özak/Kübrateks yönetimi, işten çıkarılan işçilerden yaklaşık 50’sine, ancak Birtek-Sen’den istifa etmeleri ve artık sendikanın faaliyetlerine katılmamaları halinde işe geri alınabileceklerini açıkça söyledi.

Raporda belirtildiği üzere grevden kısa bir süre sonra, tamamen sıkıntı ve çaresizlikten dolayı, birçok işçi kıdem tazminatlarını alabilmek için işe iade ve tazminat haklarından feragat ettiklerine dair bir belge imzalamışlardır. Bu belgeyi imzalamış olmaları, taleplerinin haklılığını ortadan kaldırmadığı gibi, Levi’s’ın verdiği sözü yerine getirme önünde de bir engel teşkil etmemektedir.

CCC Uluslararası Ofisi’nden Ineke Zeldenrust, “Levi’s ciddi insan hakları ihlallerini ele almak için herhangi bir adım atmamakla kalmadı, aynı zamanda bu ihlallere ilişkin kendi bulgu ve sonuçlarını da tamamen göz ardı etti” dedi. Zeldenrust sözlerini şöyle sürdürdü: “Fabrikadaki üretimin %100’ünü tedarik eden alıcı olarak, temel bir insan hakkı olan özgürce sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkına saygı gösterilmesini sağlayacak tüm kanıtlara ve güce sahiptiler, ancak arkalarına yaslanıp adaletsizliğin hüküm sürmesine izin vermeyi tercih ettiler.”

Levis’in son iddiası, Özak/Kübrateks ile “yönetimin örgütlenme özgürlüğü, çalışma saatleri ve sağlık ve güvenlik konularını ele alan ayrıntılı bir iyileştirme planını yerine getirmesi koşuluna bağlı olarak” çalışmaya devam ettikleri yönünde. Levi’s’in daha önce yaptığı açıklama ve WRC raporunda sunulan kanıtlar göz önüne alındığında, iyileştirme ancak işten çıkarılan tüm işçilere tam işe iade teklifinde bulunulması halinde mümkün olacaktır.

Bu olanların örgütlenecek işçilere ve Birtek-Sen hakkındaki genel intibaya yönelik caydırıcı etkisi küçümsenemez. Yaşanan süreç işçilere net bir mesaj veriyor: Örgütlenme özgürlüğü hakkınızı kullanırsanız cezalandırılırsınız ve markalar tüketicilere örgütlenme hakkınızı koruyacağını söyleseler de sizi korumazlar. 

Özak Tekstil işçilerinden Funda Bakış, “Biz daha iyi çalışma koşulları için anayasal hakkımız olan sendika seçme hakkını kullanıp BİRTEK-SEN’e üye olduk. Bu hakkımızı kullandığımız için 400 işçi işten atıldık. Burada Levi’s’ için üretim yapıyoruz. Levi’s ile ilk günden iletişim kurup destek istememize rağmen Levi’s hiçbir şey yapmadı. Levi’s giyen tüm tüketicileri davamıza destek olup Levis’a hakkımız için çağrı yapmaya davet ediyoruz.”

Hugo Boss ve Inditex de dahil olmak üzere, Özak grubundan tedarik sağlayan diğer alıcılarla da destek için temasa geçilmiş ancak sonuç alınamamıştır. Bu raporla birlikte artık ellerinde, kendi tedarikçilerinde ağır ihlallerin yaşanmaya devam ettiğine dair tüm kanıtlar bulunuyor ve bu ihlallerin üzerine gidilmemesi, hafifletilmemesi ve telafi edilmemesi durum tespiti yükümlülüklerinin de yerine getirilmediği anlamına geliyor.

Köln Uluslararası Sendika Çalışma Grubu (Internationaler gewerkschaftlicher Arbeitskreis Köln, IGAKK) Birtek-Sen adına Levi’s, Hugo Boss ve Inditex hakkında, Alman tedarik zinciri kanunu kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettikleri gerekçesiyle 24 Mayıs 2024 tarihinde şikâyette bulundu. Şikayet şu anda değerlendiriliyor.

Mehmet Türkmen (Birtek-Sen Genel Başkanı): “Levi’s, kendi tanımıyla dünyanın en büyük giyim şirketlerinden biri ve jean sektöründe dünya lideri. Dünya çapında 500 mağazasıyla 100’den fazla ülkede satış yapıyor. Dünya üzerinde üretim yaptığı her yerde işçi haklarına, doğaya saygılı olduğu; ürünlerinin sömürü içermediği imajını pazarlayan Levi’s gerçekte aylarca sendikal hakları için, insanca ve onurlu yaşama koşulları için direnen Özak Tekstil işçilerine sırtını dönmüş; işçilere yönelik tüm baskı, tehdit ve hakaretlerine rağmen Özak patronu ile birlikte hareket etmiştir.”

Önceki Yazı