İki yıldır kampanya yürüttüğümüz Bravo işçilerinin mücadelesine dair zorunlu açıklamamızdır:

Değerli Arkadaşlar,

Zara, Next ve Mango’ya üretim yapan Bravo işçileri, firmanın iflas etmesi nedeniyle 2016 yılında son 3 aylık maaşlarını ve tazminatlarını almadan öylece ortada kalmışlardı. 140 Bravo işçisi toplam alacakları olan 610.000 (2.739.281 TL) Euro için bize müracaat ettiklerinde, markalarla iletişime geçerek, “Bu işçilerin kendileri için üretim yaptıklarını ve bu işçilerden sorumlu olduklarını” söyledik. Markalarla yaptığımız uzun görüşmeler sonucu, onları bu sorumluluğu almaya ikna ettik. Ve markalar Uluslararası Küresel Sendika Industriall’u da dahil ederek, bu ödemeyi yapacaklarını açıkladılar ve bir hafta sonra bize 210 bin Euro verebileceklerini söylediler. Bunun da sadece “mavi yakalı 77 işçinin tüm parası” olduğunu belirttiler. Biz işçiler adına söz söyleme hakkına sahip olmadığımızdan, bu teklifi işçi arkadaşlara sunacağımızı ifade ettik. Bu teklif üzerine kendi aralarında değerlendirme ve oylama yapan işçiler; tüm işçilerin, yani 140 işçinin parasını istediklerini söylediler. Bu oylamaya işçileri temsil eden DİSK/Tekstil Sendikası da dahildi ve “son kuruşunuza kadar bu parayı istiyoruz, alacağız” dediler. 140 kişilik listeyi bizatihi Tekstil Sendikası başkanı imzalayarak markalara ve Industriall’a gönderdi. Bir geri dönüş almayınca kampanya kararı aldık.

100 milyondan fazla insana ulaştık,

Bu kampanya kararını bizatihi DİSK/ Tekstil Sendikası ve işçiler aldı. Sendika kendi sitesinde bunu kamuoyuna duyurdu (bkz:http://disktekstil.org/bravo-ve-brv-iscilerinin-haklari-icin-uluslararasi-kampanya.html). Biz de Temiz Giysi Kampanyası olarak etiket eylemini örgütleyerek tüketicilerden destek istedik. Yaptığımız kampanya dünyada 100 milyondan fazla insana ulaştı ve https://www.change.org/p/bravoiscileri üzerinde 300 binden fazla imza topladık. Bütün dünyadaki tüketicileri bu konuda harekete geçirip tam başarıya ulaşacakken, DISK/Tekstil Sendikası’nın bizden ve işçilerden habersiz, markaların geçen sene 77 mavi yakalı işçi için önerdiği 210 bin Euro’luk teklifi kabul ettiğini duyduk; ve bu parayı işçilerin imza yetkisi var diye liste dışı bıraktığı müdürler de dahil herkesle, sadece alınmayan maaşlar ve yıllık izinler olarak paylaşacağını öğrendik. Diğer bir deyişle, 77 kişi için verilen toplam 210 bin Euro’luk miktar, maaş alacağı olan 130 işçiye paylaştırılmak istendi.

Bu gelişmeden sonra açıklama yapan işçiler, bu durumu hiçbir şekilde kabul etmeyeceklerini belirttiler. İşçilerin kendi aralarından seçtikleri temsilciler, hem küresel sendikaya hem de markalara bu teklifi kabul etmediklerini ilettiler. Ama yapılan teklifin kabul edilmesi markaların işine geldiği için markalar sessiz kalmayı tercih etti.

İşçilere baskılar devam etti

Bizim Temiz Giysi Kampanyası olarak işçiler adına karar verme yetkimiz ya da bu yönlü bir duruşumuz olamaz. Ancak, talep edildiği koşulda Temiz Giysi Kampanyası, üretim sürecinde haksızlığa uğramış her tekstil işçinin yanındadır. Bravo işçilerinin bu teklifi kabul etmeyip yeni eylem kararı aldıklarında olduğu gibi. Teklifi kabul etmeyen işçilerle, tüketicinin de bu süreçten bilgisi olması gerektiğini düşündüğümüz için Nişantaşı Zara mağazası önünde bir eylem organize ettik. Dövizler açan 100’e yakın işçi, yaptıkları basın açıklaması ile bir kısmını değil bütün alacaklarını istediklerini Zara mağazasının önünden bir kez daha haykırdı.

Bu kararlı tutuma rağmen, bu davanın bir an önce kapanması için işçilere baskılar devam etti. Biliyoruz ki bütün işçilerin bu paraya ihtiyacı var. İşçilere sorulmadan fon kurulup müdürlere ödeme yapılınca ve işçilere “Bu fon sürelidir imza atmazsanız paranız yanacak” denilince, işçilerin büyük bir kısmı mecburiyetten imza atıp teklifi kabul etti.

Markalar tedarik zincirlerindeki işçi alacaklarından sorumludurlar. Sadece bu fabrikada değil bütün fabrikalarda markalar, işçi alacaklarını garanti altına almalılar. Bu davada hedeflenen, markaların bunu kabul etmesi ve ödemesi idi. Markalar tüketicilerin bu konuda ne kadar hassas olduklarını gördü ve sorumluluklarını, örnek dava oluşturmaması için resmi olarak kabul etmemiş gibi görünerek farklı çözüm bulma arayışına girdiler.

“İhtiyat Fonu” kurarak kendi sorumluluklarını bertaraf etmelerini asla kabul etmeyeceğiz. Tedarik zincirindeki firmalarda çalışan her işçi, markanın sorumluluğundadır; hem bugün hem de gelecek için markalar kendisi için üretim yapan işçilerin garantörü olmalıdır.

Herkese sorumluluk düşüyor

Temiz Giysi Kampanyası olarak markalara bu çağrıyı yaparken, tüketicileri de bu konuya hassasiyet göstermeye davet ediyoruz. Tüketicilerin alışveriş yapacakları marka tercihlerini bu kriteri dikkate alarak yapmalarının, markaların sorumluluğunu üstlenmede etkili olacağını düşünüyoruz. Markaların şeffaflığı ve sorumlulukları ile ilgili detaylı bilgiye www.temizgiysi.org adresinden bizi takip ederek ulaşabilirsiniz.

Bilinmelidir ki; markalar ancak tüketiciler yani sizler itiraz ettiğinde sorumluluklarını alacaklardır!

Yarattığı birliktelik ile işçileri daha da güçlü kılan sendikaların üzerine de oldukça fazla sorumluluk düşüyor. İşçilere rağmen “Ben yaptım oldu!” yaklaşımı, işçi sınıfına zarar vereceği gibi bu örgütlenmenin saygınlığını da azaltacaktır. İşçilerin talepleri doğrultusunda adım atmaları, sendikaları daha güçlü ve daha güvenilir kılacaktır.

Bu kampanyayı başından beri yürüten Temiz Giysi Kampanyası büyük bir başarı elde etti. Çünkü Türkiye’de ilk kez uluslararası markalar tedarik zincirlerindeki sorumluluğu kabul edip ödeme yapıyor. Ancak işçilerin resmi temsilcisiyiz diyenler, işçileri kazanılacak paranın üçte birine mahkum etti. Bravo işçisi tarafından görülen ve bilinen bu gerçek, tüm kamuoyu tarafından da bilinmelidir.

Bravo İşçilerinin Açıklamasını buradan okuyabilirsiniz.

 

Kamuoyuna saygılarımızla…

 

Temiz Giysi Kampanyası